Biberon Çürüğü Nedir? Erken Çocukluk Çağı Çürüklerinden Korunma
Bebeklik ve erken çocukluk döneminde görülen diş çürükleri, halk arasında sıklıkla “biberon çürüğü” olarak adlandırılır. Fakat bu durum yalnızca biberon kullanımından kaynaklanmaz. Gece boyunca devam eden sık beslenme, şeker içeren yiyecek ve içeceklerin gün içinde sık tüketilmesi ve yetersiz ağız bakımı da çürük gelişiminde önemli rol oynar. Bu nedenle günümüzde “Erken Çocukluk Çağı Çürüğü (EÇÇ)” ifadesinin kullanılması daha doğrudur.
Çürük oluşumunda tüketilen şeker miktarı kadar, dişlerin şekere ne sıklıkta maruz kaldığı da önemlidir. Bebeğin biberonla uyuması, gece boyunca süt veya şeker içeren içecekleri sık aralıklarla tüketmesi ve beslenmenin ardından dişlerin temizlenmemesi, ağız ortamının uzun süre çürük gelişimine elverişli hâlde kalmasına neden olabilir.
Gece saatlerinde tükürük akışı azalır. Tükürüğün dişleri temizleyici ve koruyucu etkisinin azalmasıyla birlikte, diş yüzeylerinde kalan besin artıkları çürük oluşumunu kolaylaştırabilir. Özellikle biberon içerisinde süt, meyve suyu, şekerli içecek veya tatlandırılmış sıvılarla çocuğun uyutulması önemli bir risk oluşturur.
EÇÇ, genellikle üst ön dişlerin diş eti kenarlarında görülen mat ve tebeşirimsi beyaz lekelerle başlayabilir. Bu beyaz lekeler, diş yüzeyindeki mineral kaybının ve çürüğün ilk aşamasının belirtisi olabilir. Tedavi edilmediğinde lekeler zamanla sarı veya kahverengi bir görünüm alabilir; diş yüzeyinde madde kaybı, kırılma, hassasiyet ve ağrı gelişebilir.
Çürük ilerlediğinde çocukta beslenme güçlüğü, uyku bozukluğu, huzursuzluk ve enfeksiyon görülebilir. İleri aşamalarda yalnızca basit bir dolgu yeterli olmayabilir; kanal tedavisi, kuron uygulaması veya diş çekimi gibi daha kapsamlı tedavilere ihtiyaç duyulabilir. Bu nedenle ağrı oluşmasını beklemek, erken çocukluk çağı çürüklerinde yapılabilecek en büyük hatalardan biridir. Tedavi için en doğru zaman, lezyonun ilk tespit edildiği andır. Lezyonlar ilerledikçe tedavinin zorluğu ve maliyeti hem hekim hem aile hem de çocuk için artar.
Erken çocukluk çağı çürüklerinden korunmak için ilk diş ağızda görüldüğü andan itibaren dişler yaşa uygun, yumuşak kıllı bir diş fırçasıyla günde iki kez fırçalanmalıdır. Diş fırçalama ebeveyn ya da bakım veren kişi tarafından yapılmalıdır. Çocuk kabul etmediği takdirde bu durum, “Önce sen fırçala, sonra ben de üzerinden geçeyim.” gibi orta yollarla veya farklı oyunlarla daha kolay hâle getirilebilir.
Çocukların gün boyunca sık sık şekerli atıştırmalık veya içecek tüketmesine izin verilmemeli; emzikler bal, reçel, pekmez ya da şekerli ürünlere batırılmamalıdır. Bebeğin emziğini ağızda temizlemek ve çocukla aynı kaşığı paylaşmak da ağızdaki çürükle ilişkili bakterilerin çocuğa aktarılmasına neden olabileceğinden önerilmez.
İlk çocuk diş hekimi muayenesi, ilk diş sürdükten sonra ve en geç bir yaşına kadar yapılmalıdır. Düzenli kontroller sayesinde çürüğün erken belirtileri fark edilebilir, çocuğun çürük riski değerlendirilebilir ve aileye çocuğun ihtiyaçlarına uygun koruyucu öneriler sunulabilir.
Erken çocukluk çağı çürükleri büyük ölçüde önlenebilir bir sağlık sorunudur. Bunun için çocuğun ağrı yaşamasını veya dişinde gözle görülür bir çürük oluşmasını beklemeden, doğru beslenme ve ağız bakım alışkanlıklarının ilk dişle birlikte başlatılması gerekir.
PEDODONTİSTTEN NOT
Çocuğunuzun dişlerinde, özellikle diş eti kenarlarında silmekle kaybolmayan beyaz, sarı veya kahverengi bir değişiklik fark ederseniz bunun kendiliğinden düzelmesini beklemeyin. Her beyaz leke mutlaka çürük anlamına gelmese de bu değişikliklerin bir çocuk diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çürük ne kadar erken fark edilirse dişi korumak o kadar kolaylaşır.